Google Seo Nedir,Google Seo Fiyatları,Google Seo Firmaları

Seo ingilizcesi search engine optimization kelimelerinin baş
harflerinden geliyor. Türkçe si arama motoru optimizasyonu.
Günümüzde internetin en olmazsa olmazı olan arama motoru optimizasyonu (seo) web
sitesinin yükselmesinde en etkin yollardan bir tanesidir. Google seo firmalari Seo’da amaç arama motorunda ilk
sayfaya çıkmaktır.İnsanların artık bir şeyi ararken interneti kullanması ile seo’nun önemi daha da öne
çıkmıştır.Özellikle ilk sayfanın etkisi çok fazla olduğundan arama motoru optimizasyonuna
merakta artmıştır..İlk sayfanın önemi arama yapanlar daha çok ilk 5 siteyi ziyaret Google Seo fiyatları
etmektedir.Bu yüzden seo artık önem arz ediyor.Rekabet yoğunlaştıkça seo masrafları da artmaktadır ve seo artık komple bir sektör haline gelmiştir diyebiliriz.Herkes internet kullanıyor, Google Seo nedir bunun içinde site sahipleri ilk sayfa’da olmak istiyor.Google’da ya optimizasyon yaparak ilk sayfada olursunuz Ya da sağ tarafa reklam vererek (adwords).Reklam vermek rekabeti yüksek kelimelerde pahalıya mal olabiliyor bu yüzden tercih ilk olarak seo dan
yanadır..

“Silahlar susmalı ve kesinlikle bırakılmalı”

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmasına Yaşar Kemal’e Allah’tan rahmet dileyerek başladı.

Emekten ve adaletten yana ilkeli duruşun her insana nasip olmayacağını ifade eden Demirtaş, “Bütün dünya ezilenlerine başsağlığı diliyorum. Yasaklı diliyle, yasaklanmış kültürüyle Çukurova’ya göçtüğünde, 90 yıl sonra Türkiye’nin aynı şekilde haktan, adaletten, barıştan yoksun olacağını düşünmüyordu. Aynı emek sömürüsü, haktan yoksunluk büyük ustanın romanlarında anlattığı gibi devam ediyor” diye konuştu.

“Bu ülkede silahlar susmalı ve kesinlikle bırakılmalı”

Demirtaş, hükümet ile HDP’nin İmralı heyetinin çözüm sürecine ilişkin ortak açıklamasına değinerek, “Elbette bu ülkede silahlar susmalı ve kesinlikle bırakılmalı. Bu HDP’nin ve HDP’yi destekleyenlerin arzusudur. Asla çatışma istemiyoruz. Koşullar ne olursa olsun demokratik siyasetten yanayız. En kısa sürede bu çağrının gereğinin yapılması için herkesin hazırlık yapması gerektiğini söyledik” diye konuştu.
Demirtaş, hükümetin ortak açıklama sonrası tutumlarından rahatsız olmasını gerektirecek bir şey olmadığını ifade etti.

İmralı’nın Nevruz mesajı belli değil

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, Abdullah Öcalan’ın 21 Mart’ta görüntülü açıklaması olup olmayacağı konusunda, “Şu anda öyle bir hazırlık yok” dedi.

HDP heyetinin yakın zamanda İmralı’ya gideceğini ve bu konuda görüşme yapacağını belirten Demirtaş, “Var mı, yok mu öğreneceğiz. Heyetimiz İmralı’ya gitmeden bilme şansımız yok. Adalet Bakanlığı ne zaman ‘olur’ derse o zaman gidilecek” diye konuştu.

Hükümet ile HDP heyetinin ortak açıklama yaptığı 10 maddenin silahların bırakılması için ön koşul olmadığına yönelik açıklamaların hatırlatılması üzerine Demirtaş, “KCK ‘bu 10 madde koşul değil’ diyorsa, Öcalan ’10 madde koşul değil’ diye açıklama yapmış, hükümet de öyle yorumluyorsa, KCK da ‘bu haliyle silah bırakacağız’ diyorsa bizim itirazımız yok. Biz çatışmasızlıktan, demokratik siyasetin güçlenmesinden memnuniyet duyarız. Başbakan’ın dediği gibi mi, değil mi önümüzdeki günlerde herkes açıklamasını yaptığında göreceğiz” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın HDP’yi “proje” olarak nitelemesine karşı görüşü sorulan Demirtaş, “Polemiğe girmek istemiyoruz ama halkın içinden çıktık, emeğimizle siyasette mücadele ettik, bugünlere geldik” dedi.

Arınç’ın şahsına hiçbir zaman “proje” demediğini ve demeyeceğini dile getiren Demirtaş, “O da hakiki siyasetçidir. Uzlaşmayız ama hakiki siyasetçi olduğunu bilirim. Proje değildir. Kendisinin de sıkıştığı zamanlarda bu tür çamur at izi kalsın politikasına düşmemesini öneririm” diye konuştu.

(AA) 

Usulsüz dinleme operasyonunda 6 tutuklama talebi

Eskişehir merkezli usulsüz dinleme operasyonunda gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen 20 kişiden 14’ü, savcılıktaki sorgularının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Zanlılardan 6’sı ise tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Alınan bilgiye göre, 28 Şubat’ta Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 28 şüpheliden 20’si, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak”, “haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek”, “özel hayatın gizliliğini ihlal etmek”, “resmi belgede sahtecilik” suçlamalarıyla adliyeye getirildi.

Bu kişilerden 14’ü, savcılıktaki sorgularının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Zanlılardan, ikişer müdür ve polis memuru, birer amir ve başkomiser ise tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edildi.

Operasyon kapsamında bir kişinin aranmasına devam edildiği öğrenildi.

 

AA

Davutoğlu, Portekiz Cumhurbaşkanı Silva ile görüştü

Belem Sarayı’ndaki görüşme, görüntü alınmasının ardından basına kapalı gerçekleştirildi.

Görüşmede, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Portekiz Dışişleri Bakanı Rui Machete, Türkiye’nin Lizbon Büyükelçisi Ebru Barutçu Gökdeniz ve AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay da hazır bulundu.

 

AA

”Paralel yapı” operasyonunda tutuklama kararı

Usulsüz dinlemelere ilişkin Emniyet’teki “paralel yapı” iddialarına yönelik Ankara merkezli soruşturma kapsamında, savcılıkça sorgulanan 33 şüpheliden 24’ü, tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından bu sabah Ankara Adliyesine getirilen 28 şüpheliyle gün içinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olan 5 şüpheli, Memur Suçları Soruşturma Bürosunda görevli Cumhuriyet Savcıları Halil Maçkaya, Namık Kemal Saltık ve Kubilay Taştan tarafından sorgulandı.

Sorguların tamamlanmasının ardından, soruşturmayı yürüten Savcı Maçkaya, 33 şüpheliden 24’ünü “suç örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak”, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “iftira”, “resmi belgede sahtecilik”, “görevi kötüye kullanmak” suçlarından tutuklamaya sevk ederken, 9 şüpheliyi serbest bıraktı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma çerçevesinde 54 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarmıştı. Bunlardan 33’ünün bugün savcılıkça ifadeleri alındı. Zanlılardan 20’si Emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, biri ise henüz yakalanamadı.

AA

Valilikten Cumhurbaşkanlığı Sarayı açıklaması

Ankara Valiliği, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki beceri eğitimleri süresince Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi öğrencilerinin sigortalarının yapıldığı, çalıştıkları sürece de ücretlerinin mevzuata uygun olarak ödendiği bildirildi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada; bazı basın ve yayın organlarında, “Otelcilik meslek lisesi öğrencilerine, staj adı altında Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kaçak işçilik yaptırıldığına” ilişkin iddiaların yer aldığı belirtildi. Bu iddiaların gerçeği yansıtmadığına işaret edilen açıklamada, “İlimizdeki 3 Anadolu otelcilik ve turizm meslek lisemizden, her sene olduğu gibi 2013-2014 eğitim-öğretim yılında da toplam 241 öğrencinin 105’i kamu kurumları, 136’sı özel sektörde beceri eğitimlerini tamamlamışlardır” ifadelerine yer verildi.

Öğrencilerin beceri eğitimlerini tamamladıkları kamu kurum ve kuruluşlarından bazılarının Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Başkent Öğretmenevi, Vilayetler Evi, Sıhhiye Orduevi, Merkez Orduevi ve Hakimevi olduğu bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Öğrencilerimiz, okullarımızın kuruluşundan itibaren Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, usta öğreticiler nezaretinde yiyecek-içecek alanı, mutfak ve servis dallarında beceri eğitimlerini tamamlamaktadırlar. Burada yapılan beceri eğitimi, okul programlarımızla uyumlu gerçekleştirilmektedir. Öğrencilerimizin bu süreçteki denetimleri, alan öğretmenlerince yapılmaktadır. Ayrıca Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 134. maddesi gereğince, teorik eğitim için okulda bulundukları dönemde de öğrencilerimiz Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ile yapılan işbirliği sonucunda, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda öğretmenlerinin nezaretinde işbaşı eğitimlerini uygulamalı olarak yapmaktadırlar.”

Açıklamada, beceri eğitimleri süresince öğrencilerin sigortalarının yapıldığı, çalıştıkları sürece de ücretlerinin mevzuata uygun olarak ödendiği vurgulandı.

AA

Muhalefet memnuniyetsizlik içinde

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, muhalefetin Çözüm Süreci’ne yönelik tavrını eleştirerek, “Hepsinde birbedbinlik gördüm. Hiçbirinde bir memnuniyet, barış için, gelecek için bir memnuniyet filan yok. Hepsi kendi açısından, HDP de dahil, bir memnuniyetsizlik içinde” dedi.

Atalay, parti genel merkezinde düzenlenen AK Parti İl Tanıtım ve Medya Başkanları Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmada, seçim sürecinde yürütülecek çalışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti’nin geleneğiyle kurumsal yapısıyla büyük bir parti olduğunu, verilen sözlerin tümünün tutulduğunu, seçim ortamı gereği vaatlerde bulunup unutmadıklarını kaydeden Atalay, yerel medya ile ilişkilerin iyi yürütülmesini, dürüst, açık, sağlıklı bir irtibatın kurulmasını, sosyal medya çalışmalarının kurumsal kimlikle yapılmasını istedi.

AK Parti’nin seçim kampanyasıyla ilgili bilgi veren Atalay, Türkiye’yi tam bir demokrasi şölenine çevireceklerini, şarkılarla filmlerle yeni sürprizler yapacaklarını, pozitif bir kampanya yürüteceklerini bildirdi.

Aday adaylarının değerlendirilmesi süreciyle ilgili de açıklamalarda bulunan Atalay, bu kişilerle yüz yüze mülakatlar, illerde kamuoyu yoklamaları yapılacağını, ilk kez sivil toplum kuruluşlarının da görüşüne başvurulacağını, böylece hem teşkilatların hem de kanaat önderlerinin görüşlerinin alınacağını belirtti.

15 günde bir yaptırdıkları kamuoyu yoklamalarıyla ilgili de bilgi veren Atalay, yüzde 50 bandında bulunduklarını, son çalışmaya göre oy oranının yüzde 47,7 olduğunu bildirdi.

Çözüm Süreci

Çözüm Süreci ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan Atalay, geçen hafta bu konuda önemli bir açıklama yapıldığını, gelinen safhada bunun kararlılıkla devam ettiğini söyledi.

Bugün muhalefet partilerinin grup toplantılarında değerlendirmeler olduğunu anımsatan Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hepsinde bir bedbinlik gördüm. Hiçbirinde bir memnuniyet, barış için, gelecek için bir memnuniyet filan yok. Hepsi kendi açısından, HDP de dahil, bir memnuniyetsizlik içinde. Mutsuzlar. AK Parti’nin Türkiye’nin bütün kronik sorunlarını çözmesi onları memnun etmiyor. İsterseniz ülkeyi 30 yılı bulan bir kavgadan kurtarın, onlar için hiç önemli değil. Allah’ın izniyle onlar ne derse desin bu kervan yürüyor.”

Bu yapılanların, AK Parti’nin programında da bulunduğuna işaret eden Atalay, tutarlı politika izlediklerini vurguladı.

Atalay, 2005’te, başbakanlığı sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır’da yaptığı konuşmayla daha ileri adımlar attıklarını, olağanüstü hali kaldırdıklarını, demokratik reformları sürdürdüklerini ifade eden Atalay, söz konusu konuşmayla 2009’daki demokratik açılım programının birbirinin devamı olduğunu, 2012’de başlatılan Çözüm Süreci’nin de bu sorunu çözmek için atılan adım niteliği taşıdığını söyledi.

AK Parti öncesi bunların konuşulamadığına dikkati çekerek, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın “AK Parti ne yaptı ki” şeklindeki açıklamalarını eleştiren Atalay, “Allah’tan biz onlar için yapmadık milletimiz için yaptık. Türk, Kürt bütün vatandaşlarımız için yaptıklarımızı yaptık” dedi.

Geçmişte Kürtçe konuşanların şarkılarını dinleyemediğini, üniversitelerde rektörlerin başörtülüler girmesin diye nöbet tuttuğunu, her kesimin devletle sorunu bulunduğunu anımsatan Atalay, o sorunları çözdüklerini, tabuları yasakları kaldırdıkların söyledi.

Çözüm Süreci’ne ilişkin yasanın, 10 Temmuz’da çıkarıldığını, CHP’nin de buna destek verdiğini ifade eden Atalay, o zaman hazırlanan yol haritasının yürüdüğünü, sonuca doğru gittiğini, büyük kararlılık, samimiyet ve dürüstlükle bu çalışmanın yürütüldüğünü söyledi.

Atalay, Türkiye’yi kronik sorunlardan kurtarmak istediklerini belirterek, AK Parti’nin milletin çimentosu olduğunu, her yerde kardeşlik için bulunduklarını, ama birilerinin hala nefret dili kullandığını ifade etti.

Bahçeli’nin sözleri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasını eleştiren Atalay, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Tam bir kin ve nefret. Hiç sevgi yok, hiç kardeşlik yok, hiç müsamaha yok, hiç anlayış yok. Büyük bir korku içindeler. Çünkü ellerinde seçim ortamlarında kullandıkları tek koz bu. O nema bitecek, nemaları gidiyor ellerinden bunun korkusu içindeler. Eğer bu kavga biterse Türkiye herkesin özgürce yaşadığı ve kardeşliğin geliştiği bir ülke haline gelirse bunlar o zaman bu politikalarıyla siyasi parti filan yürütemezler. Onun için onların telaşını anlamak mümkün. Bu kadar kin ve nefret üzerine kurulu muhalefet anlayışını doğrusu bizlerin her fırsatta işaret etmemiz lazım. AK Parti daima sevgi ve kardeşlik tezleri üzerinde.”

Demirtaş’ın “AK Parti’ye güvenmiyoruz” sözlerini de eleştiren Atalay, “Biz yaptıklarımızı onların istismar ettiği o Kürt vatandaşlarımız için yapıyoruz. Milletimiz için yapıyoruz. Yani HDP Genel Başkanı için yapmıyoruz. Onlar burada katkı verirlerse onlar da kazanırlar. Bana kimin güvenip güvenmeyeceği seçimlerde önemli. Milletim bana güveniyor, destek veriyorsa önemli olan odur. Sayın Demirtaş’ın güvenip güvenmemesinin de o kadar da önemi yoktur” diye konuştu.

Atalay, bugüne kadar bu çalışmalarda güven sarsıcı bir şey yapmadıklarını, ekonomik ve bölgesel kalkınma açısından atılan adımların büyüklüğünü herkesin bildiğini, demokrasi atağına devam edeceklerini bildirdi.

AK Parti’nin 28 Şubat sürecinin acı hatıralarının taze olduğu bir dönemde kurulduğunu, o o günlerde bütün baskıları kaldıracakları ve Türkiye’nin özgür ülkelerden olacağı sözünü verdiklerini kaydeden Atalay, “Hamdolsun oraya doğru adımlar attık, mesafeler aldık” dedi.

 

AA 

Eskişehir’deki operasyonda tutuklama yok

Eskişehir merkezli usulsüz dinleme operasyonunda tutuklanma istemiyle mahkemeye sevk edilen 6 kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 28 Şubat’ta düzenlenen operasyonda, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, üye olmak”, “haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek”, “özel hayatın gizliliğini ihlal etmek”, “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla gözaltına alınan 28 şüpheliden 20’si adliyeye getirildi.

Bu kişilerden 14’ü, cumhuriyet savcılığındaki sorgularının ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen Mustafa A, Mustafa A, Erkan S, Hasan K, Fatih T. ile Musa K. adli kontrol şartı ve yurt dışına çıkma yasağı kararıyla serbest bırakıldı.

Mahkeme çıkışında açıklama yapan Avukat Turgay Balaban, şüpheliler hakkında verilen, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol kararına itiraz edeceklerini söyledi.

Adliye önünde bekleyen polislerin yakınları ise kararı sevinçle karşıladı. Operasyon kapsamında bir kişinin aranmasına devam edildiği öğrenildi. 

 

AA

TBMM’de İç Güvenlik Paketi görüşmeleri sürüyor

TBMM Genel Kurulu’nda, TBMM Başkanlık Divanı’nın, tasarının görüşmelerindeki oylamaların İçtüzüğe uygun olduğu yönündeki kararı tartışıldı.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, grup önerilerinin ardından, “İç Güvenlik Paketi”nin görüşmelerine geçmeden, tasarının görüşmelerinde İçtüzük ihlali olmadığı yönündeki Başkanlık Divanı kararını okuttu.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, bu kararın demokrasi, TBMM adına hiç uygun düşmediğini, “demokrasiye vurulmuş bir darbe olduğunu” öne sürdü.

İçtüzüğün çiğnendiğini savunan Hamzaçebi, “Hukuku çiğneyen bir karardır, görüşmelere devam edemeyiz” dedi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, AK Parti’li üyelerin sayısal çoğunluklarına dayanarak böyle bir karar alındığını, İçtüzüğün devre dışı bırakıldığını savunarak, “Bu yasa tasarısı İçtüzük ihlalleriyle görüşülemez” diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, karar yeter sayısı istediklerini ve bunun tutanaklarda bulunduğunu belirterek, “Başkanlık Divanı’nda siyasi nitelikte karar alınmıştır. Bu yapı içinde tasarının görüşülmesine devam edilmesi mümkün değil” ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, itirazların Başkanlık Divanı tarafından karara bağlandığını anımsatarak, tasarının görüşmelerine devam edilmesi gerektiğini kaydetti.

HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, hakkında şikayet bulunan üyenin, Başkanlık Divanı toplantısına giremeyeceğini ve İçtüzük ihlali yapıldığını savundu.

AK Parti’li milletvekilleri, Mumcu’ya, konuyla ilgili grup başkanvekilleri dışında milletvekillerine de söz vermesi nedeniyle tepki gösterdiler.

TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, “İçtüzüğe göre, hakkında şikayet olan Başkanlık Divanı üyesinin girmemesi gereken bu toplantıya girdiğini söylüyorsunuz. Yeni itirazlarınızı Meclis Başkanlığı’na bildirirsiniz, itirazlarınızı oraya verirsiniz. Bundan sonraki yolun ne olacağı konusuna ondan sonra bakarız. Beğenelim ya da beğenmeyelim böyle bir divan kararı var, bu kararı uygulayacağım” dedi.

Muhalefetin usul tartışması açması üzerine, AK Parti’li milletvekilleri Mumcu’ya tepki gösterdi ve tasarının görüşmelerine devam edilmesini istediler.

Açılan usul tartışmasında Mumcu’nun tutumunda değişiklik olmadı ve “İç Güvenlik Paketi”nin 34. maddeden itibaren görüşmelerine geçildi.

 

AA 

“İki politikacı değil iki kardeş olarak oturduk”

Fas Başbakanlık binasındaki heyetler arası görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, “kardeş ülke” olarak nitelendirdiği Fas’ın Başbakanı Benkiran ile görüşmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kurtulmuş, “İki politikacı değil aynı evin, aynı ailenin mensubu olan iki kardeş olarak oturduk, meselelerimizi konuştuk” dedi.

Türkiye ile Fas arasında her alanda karşılıklı işbirliğini artırmanın yollarını aradıklarını belirten Kurtulmuş, Fas-Türk Kültür Günleri çerçevesinde düzenlenen çeşitli etkinliklerle iki ülke halkını yakınlaştırmayı amaçladıklarını kaydetti.

TİKA tarafından 5. Muhammet Üniversitesi’nde kurulması planlanan Türkoloji Enstitüsü gibi kalıcı projeleri masaya yatırdıklarını belirten Kurtulmuş, Türkiye ve Fas’taki önemli eserleri her iki dile de tercüme ederek, iki kadim ülkenin kültürel zenginliklerini tüm dünyaya sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Fas Başbakanı Benkiran da birbirlerinden binlerce kilometre uzakta olmalarına karşın iki ülkenin tarihi kökleri olan güçlü ilişkileri bulunduğunu belirtti. Tarafların özellikle 2000 yılından bu yana ilişkilerini bütün alanlarda geliştirmek için çaba harcadığını ifade eden Benkiran, hükümet olarak Türkiye’nin Fas’taki bütün projelerine destek verip kolaylık sağlayacaklarını kaydetti.

“Türkiye ile Fas, istikrarlı, güvenli ve doğru istikamette tedrici olarak ilerleyen iki İslam ülkesi olarak örnek teşkil ediyor ve İslam’ı sahih olarak temsil ediyor” diyen Benkiran, bu durumun özellikle küresel ölçekte hissedilen islamofobiyle mücadele açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekti.

Fas Başbakanı Benkiran, Türkiye ile Fas ilişkilerine atıfta bulunarak, “İki ülkenin rolü, iktisadi işbirliği, ülkeleri birbirlerine bağlayan rollerden daha büyüktür. Bu bir medeniyet rolüdür” ifadelerini kullandı.

Heyetler arası görüşmede, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanı Serdar Çam, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Kudret Bülbül ve Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Hayati Develi de hazır bulundu.

Medeniyet Tasavvuru

Öte yandan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Fas’ın başkenti Rabat’ta, 5. Muhammed Üniversitesi Edebiyat Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren Yunus Emre Enstitüsünün yenilenen bölümlerinin açılışını yaptı.

Türk Kültür Günleri etkinlikleri kapsamında Fas’ta bulunan Kurtulmuş, Başbakan Abdulilah Benkiran, Yüksek Öğrenim Bilimsel Araştırma ve Kadroların Formasyonu Bakanı Lahsen Davudi, İslam İşleri ve Vakıflar Bakanı Ahmet Tevfik ve Yurtdışında Yaşayan Faslılar Bakanı Enis Biru ile bir araya geldi.

Milli Kütüphane’de “Medeniyet Tasavvuru” başlıklı konferans veren Kurtulmuş, Kaftan ve Osmanlı Fermanları Sergisi’nin açılışının ardından Yunus Emre Enstitüsünü ziyaret etti ve yenilenen bölümlerin açılışını yaptı.

Açılış törenine, Türkiye’nin Rabat Büyükelçisi Ethem Barkan Öz’ün yanı sıra, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanı Serdar Çam, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Hayati Develi, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Kudret Bülbül, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Derya Örs ve Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Turan Karataş’ın da arasında bulunduğu çok sayıda yetkili katıldı.

Kurtulmuş’un ziyareti münasebetiyle düzenlenen törende konuşan 5. Muhammed Üniversitesi Rektörü Said Emzazi, Yunus Emre Enstitüsünün, iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin geliştirilmesi ve Türkiye’nin tanıtımı açısından çok önemli bir işlevi olduğunu belirtti.

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, daha sonra 2013’ten bu yana Rabat’ta faaliyet gösteren ve şu ana kadar 350 mezun veren enstitünün yenilen bölümlerinin açılışını yaptı. Enstitü’nün kütüphane bölümünde yetkililerden bilgi alan ve hatıra defterini imzalayan Kurtulmuş, Enstitü dersliğinde Türkçe kursuna katılan öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerle Türkçe konuşan ve bazı hatalarını tashih eden Kurtulmuş, başarı diledi.   

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, daha sonra beraberindeki heyetle Fas Başbakanı Abdulilah Benkiran tarafından onuruna verilen akşam yemeğine katıldı.

(AA)

yat kiralama istanbul ucuz tatil paketleri gender api bahis forum bahis forum dansöz kiralama
seo firmalari