Film Oscar Ekipleri

islami inanışa göre herhangi bir şekilde tasvir edilmesi günah olarak kabul edilen Hz. Muhammed\`in, \”Allah\`ın Elçisi Muhammed\” filminde başını arkadan gösterileceğinin açıklanması eleştirileri birlikte getirdi. islam bilginleri Hz. Muhammed\`in herhangi bir şekilde tasvir edilmeye çalışılmasının tamamen yasak olduğunu söylüyor.

EN yüksek bedelli FiLM

plan tamamlandığında iran\`ın şimdiye kadar yaptığı en pahalı film olarak da tarihe geçecek. Filmin yönetmeni Majid Majidi; \”Hz. Muhammed\`i tanıtabilecek her türlü filmde destekçi olmaya hazırız. Biz Müslüman bir ülkeyiz ve böyle bir yapımın altından kalkabilecek kültür ve birikime de sahibiz.\” şeklinde konuştu.

CHARLiE HEBDO öRNEği

Bazı kesimler ise Hz. Muhammed karikatürü yayınladıktan sonra saldırıya uğrayan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği Charlie Hebdo dergisini misal göstererek, böyle bir işe girişmenin kışkırtıcı olabileceğini söyledi.

HAMANEY\`DEN TAM DESTEK

bütün bu eleştirilere karşın film iran lideri Ayetullah Hamaney\`in desteğini aldı. Hamaney 2012 yılında filmin setini ziyaret ederek desteğini göstermiş oldu.

FiLM içiN OSCAR\`Lı EKiP

Yönetmen Majidi işi şansa bırakmayarak Oscar ödüllü oldukça çok adı kadroya dahil etmeyi başardı. Bu isimler içinde Oscar ödüllü özel efekt uzmanı Scott E. Anderson, üç Oscarlı italyan görüntü yönetmeni Vittorio Storaro ve 2 Oscarlı müzik yapımcısı Allah-Rakha Rahman bulunuyor.

3 DiLDE YAYıNLANACAK

Filmin Arapça, Farsça ve ingilizce şekilde yayınlanacağı öğrenildi. Herhangi bir aksilik çıkmazsa filmin iran\`da yazın vizyona girmesi planlanıyor.

üçLEME OLMASı PLANLANıYOR

Film yapımcıların yüzünü gişede güldürürse devamının da çekilebileceğini ve üçleme olabildiği düşünülüyor. Devam filmlerinde ise Hz. Muhammed\`in gençliği ve 40\`lı yaşlarından sonrasının anlatılacağı söylentiler arasında.

30 MiLYON DOLAR HARCANDı

Nourtaban Film alanı Başkanı Mohammed Mahdi Heidarian film için şirketinin şimdiye kadar 30 milyon dolar harcadığını teyid etti. Film için kimlerin finansör olduğu meselesi için ise bir açıklama yapmadı.

Helikopter kazasi yine

BBP umumi Başkanı Mustafa Destici ve partililer helikopter kazasında hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu\`nu, Tacettin Sultan Dergahı\`ndaki kabri başında andıktan sonra, yürüyerek, Ankara hak Sarayı önüne geldi. BBP genel Başkanı Mustafa Destici, Ankara hak Sarayı önünde partililere yaptığı konuşması sırasında Muhsin Yazıcıoğlu\`nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu\`nun fenalaştığı ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı öğrenildi.

DESTiCi: 6 YıLDıR hak ARıYORUZ

BBP genel Başkanı Mustafa Destici \”Beklentimiz, arzumuz, isteğimiz, bütün milletin beklentisi, bu olayın behemehal aydınlatılmasıdır. 6 yıldır hak arıyoruz. altı yıldır yasa arasında kalarak, şehitlerimizin hukukunu arıyoruz. Nasıl bugüne kadar her zaman birlikte bu davanın peşinde koşmuşsak, bundan sonra da herkes şunu bilsin ki yorulmak göstermemizi bekleyenler, düş kırıklığına uğrayacak. çok aşırı şey mi istiyoruz? Ey ülkemiz\`yi yönetenler, hak dağıtmakla yükümlü olanlar, adalet Sarayı\`nın önünden sizlere sesleniyoruz. adalet mülkün temelidir, esasıyla sizlere sesleniyoruz. Ekmek, aş bulmak gecikebilir, temele taş koymak gecikebilir, lakin hak gecikmez, tez verilmeli\” dedi.

\”BiZDE VURMAK öLDüRMEK bulunmamakta\”

Bazı partililerin, \”Vur de vuralım, öl de ölelim\” demesi üzerine Destici, \”Bizde vurmak, öldürmek bulunmaz. Bizler Türk ve Müslümanız. Allah\`ın yasakladığı, Resul\`ün yasakladığı hiç bir davranışın arasında olmadık, olmayacağız\” dedi.

6 yıldır hak aradıklarını tekrarlayan Desteci, adalet arayışlarını hukuk içerisinde aradıklarını ifade etti. Bu olayın peşini asla bırakmayacaklarını vurguladı. Yazıcıoğlu\`nun yaptığı açıklamanın ardından bir zaman daha burada slogan atmayı sürdüren küme, daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı.

Destici\`nin konuşma yaptığı otobüste, Yazıcıoğlu\`nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu ile parti yöneticileri de bulundu.

YAZıCıOğLU\`NUN Eşi GüLESER YAZıCıOğLU HASTANEYE KALDıRıLDı

BBP genel Başkanı Mustafa Destici, Ankara adalet Sarayı önünde partililere yaptığı konuşması esnasında Muhsin Yazıcıoğlu\`nun eşi Güleser Yazıcıoğlu\`nun fenalaştığı ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı öğrenildi. Güleser Yazıcıoğlu\`nun fenalaşması partilileri telaşlandırdı.

İnanilmaz bir haber

Edinilen bilgiye göre hadise, Seyhan ilçesine bağlı ismetpaşa Mahallesi’nde 24 Mart 2015 günü meydana geldi. Yaklaşık 5 ay evvela Mustafa ş. (25) ile Tuba ş. (19) evlendi. lakin iddiaya göre Mustafa ş., eşini ailesine göstermemeye ve şiddet uygulamaya başladı. 23 Mart 2015 günü ise öğleden sonra Mustafa ş. eşini darp edip bıçak çekerek sokağa attı. Bunun üzerine Tuba ş. annesi ve

babasıyla birlikte Denizli Polis Merkezi’ne giderek eşinden şiddet gördüğünü söyleyip şikayetçi oldu. Polis genç kadının şikayeti üzerine eşini arayıp yakaladı. Polis genç kadını can güvenliği olmaması sebebiyle şikayetini aldıktan sonra annesi ve babasının evine götürdü. Gece ise genç bayan girdiği bunalımdan çıkamayarak evde kardeşleri ve babası ile annesine \”Benim ölümümden eşim, annesi ve babası sorumludur\” diyerek evin balkonuna koşup buradan kendisini aşağı bıraktı. Bunun üzerine olay yerine gelen polis, apartmanın hemen yanındaki 1 katlı iş yerinin beton zeminine azalan genç kadını buradan alıp ambulansa verdi. sıhhat ekipleri genç kadını hastaneye götürdü fakat burada genç hanım yaşam mücadelesini kaybetti. Tuba ş.’nin cenazesi otopsi için adli tıp kurumuna kaldırıldı. Genç kadının cenazesi bugün ailesi vasıtası ile alınıp Elazığ’da toprağa verildi.

SAVCı DAYAKçı KOCAYA ek GöZALTı VERDi

Bu arada, 5 aydır eşine şiddet uyguladığı için gözaltına alınan koca Mustafa ş. genç bayan intihar edince soruşturmanın seyri değişti. Savcı genç kadının ailesi ve Mustafa ş.’nin ailesinin de dinlenmesine karar vererek zanlıya 1 gün daha gözaltında kalma kararı verdi. Bunun üzerine Denizli Polis Merkezi genç kadının ve kocasının ailesinin de ifadesini aldı. Genç kadının ailesi kızlarını 5 aydır göremediklerini, eşinin ona 5 aydır ailesiyle beraber şiddet uyguladığını ileri sürdü. Mustafa ş.’nin ailesi ise Tuba ş.’nin iddialarını kabul etmedi. Mustafa ş. bugün adliyeye sevk edildi. Savcı Mustafa ş.’nin ifadesini aldıktan sonra tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti. Mustafa ş. çıkarıldığı mahkemece ’kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve tehdit’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Baba Naci Böler (55) ve Tuba ş.’nin kardeşleri, \”Bu nasıl bir insanlık, Tuba’yı 5 aydır görmedik. Sonra kocası ona bıçak çekip sokağa atmış bize sığındı. Gecede ’ölümümden eşim, kayınbabam, ve kayınvalidem sorumludur’ dedikten sonra kendini balkondan attı. Bu koca tutuklansın bu yaptıkları yanına kar kalmasın\” diye başkaldırı etmişti.

kelime sayısı: 343

Aylik 12 bin tl kazaniyor

Yumurtadan çıktıktan bir saat sonra civcivlerin cinsiyetini belirleyen ‘seksör’ olarak adlandırılan mesleği yapan Kavlak, “Biz dünyada çok az kişiyiz. Kuluçkadan çıkmış saatlik civcivin cinsiyetinin belirliyoruz. İyi bir seksörün saatte maksimum 800 ila 1200 civcivin cinsiyetini yüzde 2 hata payı ile belirleyebiliyor. Aylık maaşlarımız ise ortalama 11-12 bin lira arasında” dedi.

Asıl mesleği bankacılık olan Okan Kavlak, seksörlüğü tercih ettiğini söyledi. Bu işi Türkiye’de 17-18 kişinin, dünyada ise en fazla 200 kişinin yaptığını belirtti. Güney Kore’de yaygın olan bu mesleğin eğitimini Hollanda’da aldığını belirten Okan Kavlak, işlerinin kuluçkadan çıkan saatlik civcivlerin cinsiyetlerini belirlemek olduğunu açıkladı. İyi bir seksörün saatte 800 ila bin 200 adet civcivin cinsiyetini yüzde 2 hata payı ile belirlediğini açıklayan Kavlak, “Civcivlerin cinsiyetini belirlemek çok zor bir iş. Uzman olmanız gerekiyor. Aksi halde sıkıntı yaşarsınız. Civcivin cinsiyetini dünyaya geldiği bir saat içerisinde bilemezseniz, bir daha ibiği çıkıp horoz olduğu anlaşılana kadar, ‘Büyüyecek de yumurtlayacak’ diye beklersiniz. Ortalama bir civcivin cinsiyetinin kendiliğinden belli olması için 45 günlük olması lazım. Bu süre içersinde ibiği çıktığı için zaten cinsiyeti belli olur. Geçen bu zamandaki bakım masrafları, tavuk çiftlikleri için büyük bir kayıp demektir” dedi.

İyi bir seksörün 2 yılda yetiştiğini de ifade eden Kavlak, “Sektörde en çok arananı ve kazandıranı klok ırklarına bakabilen seksördür. Mesleğin en önemli noktası ‘Klok’tan, yani makattan bakarak belirlenmesidir. Buradaki hata payı ise en fazla yüzde 2 olmalıdır. Bu orana seksör yokluğundan İngiltere yüzde 3’e bile razı görünüyor” diye konuştu.

Hayvanların cinsiyetini belirlemesi için var olan makinenin seri olmaması ve hata oranını nedeniyle fazla ilgi görmediğini söyleyen Kavlak, gençlerden, aylık kazançlarının 10-12 bin lira aralığında değişen bu mesleğe ilgi göstermelerini istedi.

Fransa yine haberi

Alman yetkililer uçakta 67 vatandaşlarının olduğu açıkladı. Kurbanlar arasında iki opera sanatçısı da bulunuyor. Opera sanatçısı 54 yaşındaki Oleg Bryjak, Richard Wagner\`in \”Siegfried\” adlı opera oyununu Barselona\`da sahneledikten sonra Almanya\`ya dönüyordu.

Oleg Bryjak\`la \”Siegfried\” operasında yanyana şarkı söyleyen bir başka opera sanatçısı ise Alman vatandaşı Maria Radner idi. Maria Radner eşi ve bebeğiyle beraber \”ölüm uçağına\” binmişti.

Bayreuth Richard Wagner Derneği\`nin burslu öğrencisi olan Maria Radner son olarak ABD\`nin New York kentindeki Metropolitan Opera\`da şarkı söylemişti. Radner Almanya\`da ati vaad eden opera sanatçıları içinde gösteriliyordu.

tayyare 16 öğRENCiYE MEZAR OLDU

Almanya\`nın kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki Haltern kasabasında bulunan Joseph-König-Gymnasiums da 13 talebe ve 2 öğretmene ağlıyor. ispanya\`ya konuk talebe olarak giden Alman öğrencilerin yaşamı da Alpler\`de son buldu.

ispanya\`ya misafir talebe olarak giden 16 Alman öğrenci evlerine dönemedi.

Kaza sonrası izah yapan Haltern Belediye Başkanı Bodo Klimpel, \”kent tarihinin en karanlık gününü yaşıyoruz. çocuklarını karşılamak için havalimanına giden aileler uçağın inmediğini görünce cep telefonlarına sarıldılar. lakin o cep telefonları hiç açılmadı\” dedi.

37 yaşındaki ispanyol Marina Bandres Lopez-Belio de, 7 aylık oğlu ve kocasıyla beraber ispanya Zaragoza\`da amcasının cenazesinden dönüyordu. Onlar da kazada hayatını kaybetti.

BiR TüRK YOLCU VARDı

azalma gösteren uçağın bir de Türk yolcusu vardı. Alman ilaç devi Henkel\`de çalışan 50 yaşındaki Muradiye Lohmann\`ın yaşamı da Alpler\`de son buldu.

Almanya\`nın Essen kentinde yaşayan Lohmann\`ın 5 yıldır Düsseldorf\`ta bulunan Henkel şirketinde çalıştığı belirtildi. Kızlık soyadı \”çelik\” olan Muradiye Lohmann\`ın evlendikten sonra Türk vatandaşlığından çıktığı da ifade edildi.

UçAğıN KARAKUTUSU BULUNDU

Fransa içişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, kurtarma ekiplerinin kazadan yaklaşık 6 saat sonra uçağın kara kutularından birine ulaştığını söyledi. Beyaz Saray\`dan yapılan açıklamada ise uçağın düşmesinde terör bulgusunun olmadığı ifade edildi. Uzmanlar, eldeki ilk bilgilerin uçağın kabin basıncında sorun olduğunu gösterdiğini söylüyor.

enkaz kurtarma çalışmaları meselesinde bilgi sahibi olan bir uzman Reuters\`a yaptığı açıklamada, ulaşılan karakutuda kokpit içindeki ses kayıtlarının bulunduğunu söylerken; uzmanların, hava kazalarını soruşturmada elzem olan uçuş bilgisini içeren ikinci karakutuyu da incelemeleri gerektiğini vurguladı.

Arama ekipleri yönünden hasarlı bir biçimde bulunan, uçakta kokpit içi konuşmaları kaydeden kara kutu, inceleme yapmak üzere uzmanlara teslim edildi. Fransa içişleri Bakanlığı Sözcüsü Pierre-Henry Brandet, Jandarma kurtarma ekipleri, sağlık personeli, araştırmacılar ve alanların güvenliğini sağlayanlar toplam 600’den fazla bireyin arama çalışmalara aralıksız devam ettiğini söyledi. Kimlik tespiti ve arama çalışmalarının bir haftadan çok sürebileceği açıklandı.

öte yandan Fransa Cumhurbaşkanı Hollande, ikinci karakutunun da olduğu lakin arasında herhangi bir veri olmadığını açıkladı.

yat kiralama istanbul ucuz tatil paketleri gender api bahis forum bahis forum dansöz kiralama
seo firmalari